Kadın vücudunda estetik algısının en önemli unsurlarından biri olan meme formu; emzirme, yer çekimi, yaşlanma ve hızlı kilo değişimleri gibi faktörlerle zamanla dikliğini kaybedebilir. Geleneksel yaklaşımlarda meme dikleştirme (mastopeksi) dendiğinde akla sadece sarkan derinin toparlanması gelse de, modern plastik cerrahi artık “içerideki mimariyi” de yeniden inşa etmeyi hedefliyor. İşte bu noktada, dışarıdan bir silikon proteze ihtiyaç duymadan yapılan kendi dokusuyla meme dikleştirme operasyonları devreye giriyor.
Tıp literatüründe “oto-augmentasyon” olarak adlandırılan bu yöntem, hastanın kendi meme dokusunun bir “iç protez” gibi kullanılarak memenin üst kısmına (üst pol) taşınması prensibine dayanır. Ankara’daki kliniğimizde, bu işlemi en güvenli ve estetik sonuç veren santral pedikül tekniği ile birleştirerek uyguluyoruz.

Oto-Augmentasyon (Kendi Dokusuyla Dolgunluk) Nedir?
Birçok hastamız, meme dikleştirme Ankara araştırması yaparken şu ikilemle karşılaşır: “Memem kalksın ama üstü boş kalmasın; ancak silikon da istemiyorum.” Geleneksel meme dikleştirme yöntemlerinde memenin alt kısmındaki fazlalık dokular çıkarılıp atılır. Ancak kendi dokusuyla meme dikleştirme yönteminde biz bu dokuyu atmıyoruz.
Bu fazla dokuyu, kan akımını kesmeden (pediküllü bir şekilde) serbestleştiriyor ve memenin üst kısmındaki o meşhur “boşluğu” dolduracak şekilde yukarıya hapsediyoruz. Bu sayede meme hem dikleşiyor hem de sanki içerisinde 150-200 cc’lik küçük bir protez varmış gibi dolgun görünüyor.
Neden Santral Pedikül Tekniğini Tercih Ediyoruz?
Meme dikleştirme cerrahisinde dokunun canlılığını koruması için kan akımının (pedikülün) nereden geldiği çok kritiktir. Ben, operasyonlarımda santral pedikül tekniğini ön plana çıkarıyorum. Çünkü bu teknik, kendi dokusuyla meme dikleştirme işlemi için en ideal altyapıyı sunar.
Maksimum Kanlanma: Meme başı ve dokusu merkezden (santral) beslendiği için dolaşım bozukluğu riski minimaldir.
Üst Pol Dolgunluğu: Santral pedikül, dokunun yukarıya transfer edilmesine en elverişli hareket kabiliyetini sağlar.
Doğal Form: Meme, yanlara yayılmadan, merkezden yukarıya doğru bir projeksiyon kazanır.
Kendi Dokusuyla Meme Dikleştirme Ameliyatının Bilimsel Temelleri
Literatürde oto-augmentasyon mastopeksi, “doku koruyucu cerrahi” sınıfına girer. Yapılan bilimsel çalışmalar, memenin alt kadranındaki dokunun üst kadranlara transfer edilmesinin, uzun vadeli estetik sonuçlarda protezli dikleştirmeye (augmentasyon-mastopeksi) yakın memnuniyet oranları sağladığını göstermektedir.
Özellikle santral pedikül kullanımı, doku flebinin (yukarı taşınan dokunun) canlılığını garanti altına alırken, memenin içindeki glandüler (süt bezi) yapının bütünlüğünü korur. Bu, hastanın ileride emzirme fonksiyonunu devam ettirebilmesi açısından da büyük bir avantajdır. Meme dikleştirme sonrası emzirme makalemizde de belirttiğimiz gibi, santral beslenmenin korunması sinirsel duyarlılığın devamı için de kilit rol oynar.

Ameliyat Süreci: Adım Adım Oto-Augmentasyon
Kendi dokusuyla meme dikleştirme süreci, hastanın anatomisinin milimetrik olarak ölçülmesiyle başlar.
Çizim ve Planlama: Ayakta yapılan çizimlerle, memenin yeni konumu ve yukarı taşınacak doku miktarı belirlenir.
Doku Flebi Hazırlığı: Alt kısımdaki doku, santral pedikül (merkezi beslenme yolu) korunacak şekilde şekillendirilir.
İç Protez Oluşturma: Hazırlanan bu canlı doku, meme başının altından geçirilerek göğüs kası üzerine veya meme dokusunun üst kısmına sabitlenir.
Cilt Kapatma: Fazla deri çıkarılır ve estetik dikişlerle süreç tamamlanır.
Bu yöntemle, dışarıdan hiçbir yabancı madde girmeden hastanın kendi öz varlığı ile hacim kazanılır. Eğer hastanın kendi dokusu çok yetersizse, o zaman protezli meme dikleştirme seçeneklerini değerlendirmek gerekebilir; ancak “kendi dokusuyla meme dikleştirme” mümkünse her zaman ilk tercihimizdir.
Kimler İçin İdeal Bir Yöntemdir?
Kendi dokusuyla meme dikleştirme her hasta için uygun olmayabilir. Bu tekniğin en başarılı olduğu durumlar şunlardır:
Yeterli Meme Hacmi Olanlar: Sarkıklık vardır ancak meme dokusu (gland) miktar olarak tatmin edicidir.
Silikon İstemeyenler: Vücudunda yabancı cisim taşımak istemeyen veya kapsül kontraktürü gibi proteze bağlı komplikasyonlardan çekinen hastalar.
Doğal Görünüm Arayanlar: “Ben buradayım” diyen bir protez görüntüsü yerine, doğal damla formunda ve yumuşak geçişli bir dekolte isteyenler.
Hafif ve Orta Dereceli Sarkmalar: Özellikle meme dikleştirme teknikleri arasında oto-augmentasyon, orta derece sarkıklığı olan hastalarda mucizeler yaratır.
Neden Dr. Orhan Murat Özdemir?
Ankara Çankaya’daki kliniğimizde, 2006 yılından bu yana estetik cerrahi alanındaki tecrübemizi bilimsel verilerle harmanlıyoruz. Kendi dokusuyla meme dikleştirme operasyonlarında temel felsefemiz, vücudun mevcut potansiyelini en üst düzeye çıkarmaktır. Santral pedikül tekniği ile doku sağlığınızı korurken, oto-augmentasyon ile arzuladığınız o doğal dolgunluğa kavuşmanızı sağlıyoruz.
Eğer siz de silikon kullanmadan formda bir göğüs yapısına sahip olmak istiyorsanız, detaylı analiz için meme dikleştirme Ankara merkezimizi ziyaret edebilirsiniz.
Bilimsel Kaynaklar ve Literatür Taraması
Cerrahi tekniklerimizi dünya standartlarında ve güncel tıp literatürüne uygun olarak güncelliyoruz. Kendi dokusuyla meme dikleştirme ve santral pedikül üzerine referans aldığımız bazı önemli çalışmalar:

Google Yorumlar
20 yılı aşkın süredir Ankara'nın aynı adresinde, aynı özenle çalışıyorum. Ameliyat öncesinden iyileşme sürecinin sonuna kadar her hastamla bire bir ilgileniyorum. Kliniğimi tercih eden 500'ün üzerinde hastanın deneyimini Google'da okuyabilirsiniz →
“Bu içerik; 20 yıldan fazla estetik ve rekonstrüktif cerrahi deneyimine sahip Op. Dr. Orhan Murat Özdemir tarafından ulusal ve uluslararası tıbbi kaynaklar, güncel klinik uygulamalar ve kanıta dayalı kılavuzlar doğrultusunda hazırlanmıştır. İçerik düzenli aralıklarla güncellenmektedir.”
Mayıs 16, 2026 3:28 pm Op. Dr. Orhan Murat Özdemir

Op. Dr. Orhan Murat Özdemir
Ankara'da 2006 yılından bugüne estetik ve plastik cerrahi alanında, özellikle meme büyütme, meme küçültme ve meme dikleştirme ameliyatları için Ankara’da tercih edilen hekimlerden biridir.
Ameliyat öncesi her hastası ile detaylı bir değerlendirme gerçekleştirilir; hastasının beklentilerini, ihtiyaçlarını ve vücut yapısını birlikte göz önüne alır.
Ameliyat öncesi, ameliyat süreci kadar, ameliyat sonrası takibe de özellikle önem veren Op. Dr. Orhan Murat Özdemir, her hastasını uzun dönem izleyerek iyileşme sürecinde birebir destek olur.
Google’da 500+ yoruma sahiptir.





