Leke tedavisi zor ve sıkıntılı bir tedavidir. Öncelikle lekenin tipi, derinliği, yaygınlığı, oluşum nedenleri kısacası teşhisi yapılmalı, tedavi için başvuran hastanın işi, alışkanlıkları varsa sağlık sorunları gözden geçirilmeli ve tedavi seçenekleri konuşulduktan sonra uygun zamanda yani Eylül Ekim ayları gibi tedaviye başlanmalıdır. Leke tedavisinden tek bir seansta başarı beklemek her zaman mümkün değildir. Genellikle uzun sürer. Sizin de varsa demir eksikliğiniz, troid problemleriniz, doğum kontrol ilaçları veya güneş koruyucu kullanma alışkanlıklarınız konuşulmalıdır. Leke tedavilerinin Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmadığını, devam eden tedavilere bu aylarda ara verildiğini bilmeniz gerekir.

Lazer leke ve çil tedavisi Her lekenin tedavi edilebileceğini beklemek yanlış olur. Bazı lekeler cildin kendini yenileyebilen tabakası epidermiste, üst tabakasında yerleşirler. Bu lekeler lazer, kimyasal peeling gibi soyucu yöntemlerle rahatlıkla tedavi edilebilirken, cildin besleyici tabakası olan dermise yerleşmiş lekelerin tedavileri de oldukça zordur. Bu lekelerde ancak bir miktar açılma sağlanabilmektedir. Lekelerin hangi tabakada yerleşmiş olduğunun tespiti ancak muayene sonucunda kesinlik kazanır ve tedavi bu şekilde planlanır.

Kimyasal peeling meyve asitlerinden elde edilmiş, seviyeleri çok kontrollü bir biçimde ayarlanmış, cildi soyan asitlerle; leke, sivilce ve gençleştirme işlemlerinde kullanılan tedavi şeklidir. Tedavi amaçlı uygulamalarda 15 gün 1 ay aralarla 4–5 seans uygulama yapılması gerekirken, düşük seviyeli asitlerle 2 ayda bir yapılması da cildin tazeliğini koruması açısından önemlidir. Tedavi Eylül ayı sonrasında planlanmalıdır.

Medlite Q-Switched Nd-YAG Lazer ile leke tedavisi 532 ve 1064 nm dalga boylarında planlanır. Hem yüzeyel hem de derin lekeler tedavi edilebilir. Uygulamadan sonra hafif bir kızarıklık ve bazen kabuklanma oluşur. Bu kızarıklık genellikle aynı gün nadiren 2 – 3 gün içinde geçer ve normal cilt görüntüsüne döner. Bu dönemde antibiyotikli kremler ve güneş koruyucu kremler kullanmanız önerilir. Tedavi birkaç seans sürebileceği gibi 10 seansdan fazla da sürebilir. Bunun tespiti muayeneniz sonrasında belirlenebilir. Nevüs Ota, Cafeu late lekeleri gibi doğuştan gelen lekelerin tedavileri de uzun olmakla birlikte bu cihaz sayesinde yapılabilmektedir.

Mikropor tedavisi ise bir başka leke tedavi seçeneğidir. Dermastamp denilen bir cihaz ile gerçekleştirilir ve cilt altına geçmeyen ilaçlar bu işlem sırasında cilt altı dermis seviyesine kadar açılan mikron çapında ki deliklerden verilir ve bu şekilde etkili olunmaya çalışılır. İşlem sonrası 12 – 24 saat süren bir kızarıklık sonrasında bir rahatsızlık yaratmaz.

Leke tedavisi genellikle kombinasyon tedavisi şeklinde uygulanır ve birlikte yapılan uygulamalar daha iyi sonuçlar verme eğilimindedir.

Ayrıca tedaviye başladıktan sonraki dönemde ve tedavi planlanana kadar ki dönemde güneş koruyucu kremler kullanılması şarttır.