Erkeklerde çok sık rastlanmasa da yaşın ilerlemesi ile kadınlarda göz kapaklarında sarkmalar meydana gelmektedir. Bu durum hem görüş açısında sıkıntılar meydana getirmekte hem de yüz yapısının çok yaşlı durmasına neden olmaktadır. Bu sıkıntılar ile ameliyatsız bir biçimde savaşma imkanınız bulunmaktadır.

Genetik faktörü, yaş faktörünün herkes için var olmasına karşın bazı kadınlarda göz kapağı düşüklüğü meydana gelmemektedir. Bu düşüklüğün meydana gelmesinin asıl sebeplerinin başında genetik yatkınlık gelmektedir. Sarkmalara genetik olarak yatkın olan ciltlerde sadece göz bölgesinde değil aynı zamanda cildin ve vücudun tamamında da sarkmalar meydana gelebilmektedir.

Göz Kapaklarının Plexr Yöntemi ile Toparlanması

Ameliyatsız göz kapağı estetiği denildiği zaman akla ilk olarak gelen yöntemlerin başında plexr gelmektedir. Plexr yöntemi sayesinde göz etrafında meydana gelen kırışıklıklar ile savaşma imkanını elde edebilirsiniz. Bu yöntem kuru ya da hassas bütün cilt tiplerinde kullanılabilmektedir. Sağlık bakımından da kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Plexr Göz Kapağı Estetiği Sonrası

Göz bölgesi oldukça hassas olduğu için uygulama ardından şişmeler meydana gelebilir. Fakat bu şişmelerin kısa bir süre içerisinde tedavi edileceğinin de altı çizilmelidir. Uygulama sonrasında ağrı kesici merhem uygulamaları ile toparlanmanız çok daha kolay bir hale gelecektir.

Ameliyatsız Alt ve Üst Göz Kapağı Estetiği

Ameliyatsız göz kapağı estetiği aşamasında ameliyatsız olarak plexr yöntemi son derece pratik ve konforlu bir uygulamadır. alt göz kapağındaki torbalanmalar ve kırışıklıklar giderilirken, üst göz kapağındaki düşüklüklerde giderilmektedir.

Göz kapaklarındaki kırışıklıklar ve sarkmalar kişiyi olduğundan yaşlı gösterebilmektedir. Dış etkenler ve yaşlanmanın dışında, stres seviyesinin ve su içmeme gibi olumsuzlukların kişilerde direkt olarak cilt kırışıklıklarına sebebiyet verebildiğinin de unutulmaması gerekmektedir.

Ameliyatsız göz kapağı estetiği kapsamında halk arasında da ilk akla gelen sistem kesinlikle botoks olmaktadır. Botoksun uygulanması aslına bakılırsa yüzyıllarca önceye dayanmaktadır. Botoksun bazı mimiklerin felç olmasını sağlaması ile beraber kırışıklıklarda azalmalar meydana gelecektir. Bu sebepler botoks yöntemi de göz etrafındaki yapının daha iyi bir duruma gelmesi için kullanılabilecek yöntemlerin başında gelmektedir.

Dolgu kullanarak da kırışıklıkların ve sarkmaların önüne geçilebilir. Hem kalıcı dolgu hem de geçici dolgu kullanarak bu süreci tamamlayabilirsiniz. Dolgunun geçici olması söz konusu olursa her üç ayda bir yenileme işleminizi tamamlamalısınız. Ancak bu şekilde o gergin ve genç görünümü koruyabilirsiniz. Göz çevresinde meydana gelen sarkmaların genellikle 30 yaş ve üzeri için uygun olduğu bilinmektedir. Bu sınır 20 kadar düşebilmektedir.